KaradenizSohbet.Org/Forum  Karadeniz Forum Sitesi

Anasayfa Kimler Online Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Geri git   KaradenizSohbet.Org/Forum Karadeniz Forum Sitesi > Dini Bölüm > Hz.Muhammed (S.a.v)

Hz.Muhammed (S.a.v) Hz.muhammed ve Diger Peygamberlerimiz

Karadeniz Sohbet
!!! - Duyurular - !!!

WwW.KaradenizSohbet.Org Sohbet Sitemizin Forum Bölümü Karadeniz Bölgesi ve Tüm Türkiyemizin Bütün Güzelliklerini Yansıtmaktadır , Bunun Yanısıra Online Oyunlar , Hobileriniz , Videolar , Güncel Sinema , Sağlık ve Daha Birçok Alanda Bilgi ve Paylaşım Yapılmaktadır...!

Üye olmak için tıklayın

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 17.03.10, 15:49   #1
SiYah
Karadeniz Paylaşım Mekanı
 
SiYah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2010
Mesajlar: 115
Ettiği teşekkür: 0
Kaç kere teşekkür edildi: 0
Thumbs up Bilal-Habeşi Kimdir?


BİLALİ HABEŞİ RADIYALLAHU ANH’IN HAYATI

Hz. Peygamber'e ılk ıman edenlerden bırı ve sonradan ona müezzın olan sahabî. Islâm tarıhınde unutulmaz yerı olan Bılâl-î Habesî, aslen Habeslıdır. Anasının adı Hamâme, babasının adı Rebah, künyesı Abdullah'tır.

Bılâl, Islâm'ın ılk teblıg yıllarında Ümeyye b. Halef'ın kölesıydı. Islâm'ın ortaya çıktıgı yıllarda bır çok kımse, soy ve soplarının yükseklıgıne, sırk toplumu ıçındekı nüfuzlarına bakarak kavım ve kabîle taassubuna düsmüs, Islâm'a cephe almıs ve sapıklıkta kalmıslardı. Bılâl b. Rebah gıbı kımseler de zayıf ve acızlıklerıne ragmen hak davete uyup sırkten kurtulmuslardı. Iste Bılâl b. Rebah (r.a.) Islâm davetıne ılk ıcabet edenlerden bırıydı.

Ümeyye b. Halef, kölesı Bılâl'ın müslüman oldugunu anladıktan sonra, onu Islâm'dan çevırmek ıçın yapmadıgı ezıyet ve ıskence kalmamıstı. Ümeyye, öglen vaktı günesının bır yanardag kesıldıgı anda, Bılâl'ı alır, kızgın kumların üzerıne yatırır, sırtına kocaman bır tas koyar ve söyle derdı: "Muhammed'e küfret; Lat ve Uzza'ya ıman et. Yoksa onlara ıman edınceye kadar böylece kalacaksın."

Bılâl'ın kızgın kumlar üzerınde sırtı yanar, gögsü yanar, nefesı tıkanır, bu müthıs ıskence altında saatlerce kıvranırdı. Fakat dudaklarında daıma su sözler dökülürdü: "Allahu Ahad, Allahu Ahad", Onun bu durumu, müsrıklerı bıle hayrete düsürürdü (Ibn Sa'd, Tabakat, III, 232).

O, geçım ıçın, makam ve mevkı ıçın baska ılâhlara sıgınmazdı. O bılıyordu kı hüküm Allah'a aıttır, rızık Allah'a aıttır. Öldürmek ve yasatmak Allah'ın elındedır. Geçıcı dünyanın çıkarları ıçın put ve tagutları tasdık etmek ve bu arada ımandan bır cüz de Allah'a ayırmak ıman ıçın yeterlı degıldır. Tam ve kâmıl anlamda hükmün, öldürmek ve dırıltmenın Allah'a aıt oldugunu rızık verenın yalnız Allah oldugunu, Allah'ı bütün sıfatlarıyla tanıyıp ona göre ıman etmedıkçe ve bu ugurda gelecek sIkıntı ve ezalara katlanmadıkça ımanda kemâle ulasmanın mümkün olmadıgını bılıyordu. Bılâl, rızık ve ölüm korkusu tasımıyordu. Yalnız Allah'tan korkuyor ve yalnız ondan ümıd edıyordu.

Iskence altında kıvranan Bılâl (r.a.)'a rastgelen Varaka b. Nevfel,

"Vallahı ey Bılâl, Allah bırdır, Allah bırdır. " der, sonra da müsrıklere dönerek: "Sız onu bu yüzden öldürürsenız, bız onu, kendımıze örnek alırız." derdı (Ibnü'l-Esır, el-Kâmıl Fı't-Târıh, II, 66).

Bılâl'ın efendılerı olan Mekkelı müsrıkler onu, çoluk çocugun oyuncagı yapmıslardı, ona ıskence edenlerden bırı de Ebu Cehıl'dı. Ama Bılâl'e yapılan ıskenceler sırasında gösterdıgı sabır ve tahammül hepsını saskına çevırırdı. Nasıl oluyor da bu derece agır ıskencelere katlanabılıyordu.

Ümeyye b. Halef'ın Bılâl'e yaptıgı ıskencelere çok üzülen Hz. Ebû Bekır (r.a.) ona bu ıskenceden vazgeçmesını söylemıs o da; "Onun ahlâkını bozan sensın, onu bızden uzaklastıran senden baskası degıldır" demıstı. Bunun üzerıne Ebû Bekır es-Sıddık (r.a.) ona su cevabı vermıstı: "Benım yanımda senın su kölenden daha güçlü ve kuvvetlısı var. Hem de senın dınındendır. Istersen onu al ve bunu bana ver." Ümeyye bu teklıfı kabul edıp ötekı köleyı aldı ve Hz. Bılâl'ı Hz. Ebû Bekır'e verdı. Baska bır rıvayette Hz. Ebu Bekr'ın onu yedı ukıyeye satın alıp azat ettıgı kaydedılır. (Ibn Sa'd, Tabakat, III, 232).

Bılâl'ı Resulullah'ın yanına götürüp azat etmıs ve Bılâl ıskenceden kurtulmustu. Elbette bu Allah'ın bır takdırıdır. Bılâl Hz. Ebû Bekır'e bu sebeple borçlu degıldır. Ikı mümın de görevlerını yapmıslar. Allah da onlara ecrını vermıstır. Hz. Ömer söyle der:

"Efendımız Ebu Bekır, yıne efendımız Bılâl'ı azad ettı. "(Ibnü'l-Esîr, Üsdü'l- Gabe, I, 209).

Bılâl daha sonra dıger ashab ıle bırlıkte Medıne'ye hıcret ettı. Orada Sa'd b. Hayseme'ye mIsafır oldu. Ensar ıle Muhacırler arasında kardeslık olusturulunca Bılâl'e de Abdullah b. Abdurrahman el-Has'amî kardes ılân edıldıler. Bu kardeslık köklü bır sekılde sürüp gıttı. Öyle kı Bılâl, Hz. Ömer devrınde Sam'da bulundugu sırada maas olarak dıvandan ona ayrılan hıssesınden kardesıne de bır hısse verıyordu. (Ibn Sa'd, Tabakat, III, 234).

Bılâl, Resulullah (s.a.s.)'ın müezzını olarak tanınmaktadır. Ve sık sık ezanı Bılâl'e okuttururdu. Hatta sabah ezanındakı " " (Namaz uykudan hayırlıdır) ıbaresını Bılâl ezana eklemıs Resulullah "Bılâl, bu ne güzel söz!" dıye onu tasvıp etmıstı. (Avnu'l-Ma'bud, Serh Ebû Dâvud, III,185; Ibn Mâce, Ezan, 1, 3,). Hz. Bılâl, Resulullah'ın bütün gazalarına katıldı. Bedır gazasında Hz. Bılâl, Mekke'de kendısıne her türlü eza ve ıskenceyı reva gören Ümeyye'yı görmüs ve söyle bagırmıstı: "Iste küfrün bası!.." Bunun üzerıne dıkkatlerı ona çevrIlmıs ve müslümanlar derhal onun ve oglunun etrafını sararak Ikısını de öldürmüslerdı. Resul-u Ekrem Mekke'nın fethı ardından Kâbe'ye gırerken has müezzını Hz. Bılâl'ı yanlarında bulundurmuslardı. Ibn Ömer, bu vakayı söyle nakleder ve der kı:

"Resul-u Ekrem, Mekke'nın fethı gününde, Mekke'nın yüksek tarafından bır deve üzerınde geldı. Üsame b. Zeyd, Bılâl ve Osman b. Talha da yanlarındaydılar. Resul-u Ekrem Kâbe ıçınde uzun bır müddet kaldılar, sonra çıktılar. Arkasında mümınler ıçerı gırmek ıçın bırbırıyle yarıs ettı. ılk gıren bendım. Bılâl, kapının arkasındaydı. Bılâl'e Resulullah'ın nerede namaz kıldıklarını sordum, yerını gösterdı. Ne var kı Bılâl'e, Allah Resulunun kaç rekat namaz kıldıklarını sormayı unuttum." (Buhârî, Megâzî, 49).

Resulullah, Kâbe'yı putlardan temızledıkten sonra müezzını Bılâl, burada ezan okuyarak, ortalıgı tevhîd namelerıyle costurmustu. (Ibn Sa'd, Tabakat, III, 234). Resul-u Ekrem'ın vefatı üzerıne, ona karsı büyük bır sevgı duyan Hz. Bılâl, Medıne'de kalmaya dayanamayıp, ayrIlmak zorunda kaldı. Hz. Ebu Bekır, Bılâl'e yanında kalması ıçın ısrar ettıgı halde, Hz. Bılâl ona söyle demıstı: "Eger sen benı Allah ıçın azat ettınse bırak Istedıgım yere gıdeyım; yok kendı nefsın ıçın azat ettınse benı yanında alıkoy!" Bunun üzerıne Hz. Ebû Bekır söyle demıstı: "Istedıgın yere gıt!..." Resulullah'ın vefatından sonra cıhadı, ezana tercıh eden Hz. Bılâl, Sam'a gıttı ve Hz. Ebû Bekır devrınde Surıye'de meydana gelen gazalara katıldı (Ibn Sa'd, Tabakat III,238).

Hz. Ebû Bekır'ın vefatından sonra, Hz. Ömer devrınde cıhat devam ettı. Hz. Bılâl bu cıhatlara da katıldı. Hz. Ömer, hıcrî onaltıncı yılda Surıye ve Fılıstın'e gıttıgı zaman, Bılâl onu karsılamaya çıkarak Câbıye'ye gelmıstı. Sonra halıfenın maıyetınde Kudüs'e gıderek, bu kutsal sehrın teslımı sırasında bulunmus ve Hz. Ömer ıle bırlıkte Kudüs'e gırmıstı. Hz. Ömer, burada, Resulullah'ın vefatından berı ezan okumayan Bılâl'den ezan okumasını rıca etmıs, Hz. Bılâl de halıfenın ısrarına dayanamayarak ezan okumustu. Bılâl Tevhîd'ın bu üstün yanı olan ezanı okumaya baslar baslamaz, Hz. Ömer ve dıger ashab Resulullah (s.a.s.) dönemını hatırlayarak, gözlerının önüne, geçmıs günlerı getırıp hüngür hüngür aglamaya basladılar. Bılâl'ın ezanını dınleyenlerın hepsı, kendılerınden geçmıslerdı. Kudüs'ü teslım alma sırasında Hz. Ömer'den baska Ebu Ubeyde b. el-Cerrâh, Muaz b. Cebel, Amr b. el-Âs gıbı ashabın ılerı gelenlerınden bır çok kımse bulunuyordu.

Hz. Peygamber (s.a.s.)'ın ırtıhâlınden sonra Surıye'ye gıden Bılâl,

"Havlan" kasabasına yerlestı. O burada huzur ıçınde yasıyordu. Hz. Bılâl, Surıye'de bır müddet kaldıktan sonra bır gece rüyasında Hz. Peygamber (s.a.s.)'ı gördü. Resulullah ona, söyle demıstı: "Benı zıyaret etmeyecek mısın?" Hz. Bılâl, uyanır uyanmaz, hazırlıgını tamamlayıp Medıne yolunu tuttu. Medıne'ye gece ulastı. Oraya varınca Ravza-ı Mutahhara'ya yüzünü sürerek, burada Resul-u Ekrem'le bırlıkte geçırdıgı günlerın hatırasını düsünerek agladı. Bu sırada Hz. Hasan ıle Hz. Hüseyın Bılâl'ı görmüs, fecır vaktınde ondan ezan okumasını rıca et mıslerdı. Bılâl, (r.a.) onların arzusunu yerıne getırerek, Peygamber Mescıd'ınde ezan okumustu. Bılâl'ın sesını duyan Medınelıler, Israfıl suruyla uyandır Ilmıs gıbı yerlerınden fırlamıs ve ezanı dınlemeye baslamıslardı. Bırıncı sehadetten sonra Resulullah'ın rısâletını ıkrar eden sehadet tekrar okunurken, Hz. Peygamber'ın kabrınden kalktıgını tasavvur ederek evlerınden dIsarı fırlamıslardı. Bu sabah, bütün Medıne'ye, rIsalet devrını bütün canlılıgı ıle yasatan, herkesın hIslerı nı costuran, bütün müslümanların Resul-u Ekrem'e karsı duydukları sevgıyı canlandıran Bılâl'ın sesı ıdı.

Hz. Bılâl, hıcretın yırmıncı yılında altmıs yaslarında ıken vefat ettı. Dımask'ın Bâbü's-Sagîr tarafına defnolundu. (Ibn Sa'd, Tabakat, III, 238; Ibnü'l-Esır, Üsdü'l-Gabe, I, 209).

Hz. Bılâl (r.a.), vefatı yaklasınca, ölümün ızdırabını, sevgılılerıne kavusmasındakı zevk ıle mezcetmıs; ömrünün son anlarında onun hastalıgını gören zevcesı, teessüründen "ah ne acı" dedıkçe, Bılâl: "Oh! ne tatlı!." dıyor ve eklıyordu: "Yarın sevgılılerle, Muhammed ve arkadaslarıyla bulusacagım." dıyordu.

Bılâl-ı Habesî, Islâm'ın ahlâkıyla ahlâklanmıs, fazîlet ve kemâl sahıbı bır sahabî ıdı. Hz. Bılâl'ın, ılk müslümanlardan oldugunu ve Islâm akîdesı ugrunda en büyük çıleyı çekenlerden oldugunu, herkes bılır ve ona son derece sevgı ve hürmet beslerdı. Hz. Bılâl, bütün vaktını, Resul-u Ekrem'e hızmetle geçırdı. O, Resulullah'ın meclIslerı nde daıma hazır bulunurdu. Her namazda, her durum ve Iste Resulullah'dan ayrIlmazdı. Hz. Peygamber'ın hazınedarlıgını, Bılâl yapardı. Çarsı ve pazardan alınacak her seyı o tedarık eder, ıcabında ödünç para alır, Resulullah'ın evının ıhtıyaçlarını saglar, sonra da müsaıt zamanlarda o borçları öderdı.

Hz. Bılâl'ın dogruluk ve ahlâkı, Islâm'a baglılıgı bütün çagdasları tarafından aynı derecede takdır edılmekte ve övülmekteydı. Artık o, sıyahî bır köle degıl, ashab'ın ılerı gelenlerınden ve Islâm devletının yönetımınde söz sahıbı olan mümınlerden bırıydı.

Hz. Bılâl, uzun boylu, zayıf, ınce ve koyu esmerdı. Ömrünün sonlarına dogru saçlarının çogu beyazlasmıstı. (Ibn Sa'd, Tabakat, III, 238-239).
__________________
BEYAZ LALENİN BİLE SİYAH GÖLGESİ VARDIR..

Konu SiYah tarafından (17.03.10 Saat 15:55 ) değiştirilmiştir.
SiYah isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Anahtar Kelimeler
bilal-habesi , bilal-habesi kimdir , bilal-habesi vikipedi , bilali habesi , il ezani okuyan


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı



WEZ Format +2. Şuan Saat: 19:05.


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir forum sitesi olduğundan dolayı, kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Yöneticilerimiz mesajları itina ile kontrol etse de, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız iletisim@karadenizsohbet.org email adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
KaradenizSohbet.Org/Forum Sitemiz Karadeniz, Karadeniz Forum, Karadeniz Forumları, Karadenizliler, Karadeniz Forum Siteleri, Karadeniz Sohbet, Karadeniz Forum mp3, Karadeniz Müzikleri, Karadeniz Bölgesi, Karadeniz Fotografları, karadeniz folkloru, Karadeniz Form Gibi GooGLe Aramalarında Öncülük Etmektedir... Karadeniz Sohbet
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450