KaradenizSohbet.Org/Forum  Karadeniz Forum Sitesi

Anasayfa Kimler Online Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Geri git   KaradenizSohbet.Org/Forum Karadeniz Forum Sitesi > Dini Bölüm > Hz.Muhammed (S.a.v)

Hz.Muhammed (S.a.v) Hz.muhammed ve Diger Peygamberlerimiz

Karadeniz Sohbet
!!! - Duyurular - !!!

WwW.KaradenizSohbet.Org Sohbet Sitemizin Forum Bölümü Karadeniz Bölgesi ve Tüm Türkiyemizin Bütün Güzelliklerini Yansıtmaktadır , Bunun Yanısıra Online Oyunlar , Hobileriniz , Videolar , Güncel Sinema , Sağlık ve Daha Birçok Alanda Bilgi ve Paylaşım Yapılmaktadır...!

Üye olmak için tıklayın

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 26.12.11, 23:29   #1
cl0ud
Karadeniz Paylaşım Mekanı
 
cl0ud - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2011
Mesajlar: 760
Ettiği teşekkür: 0
Kaç kere teşekkür edildi: 2
Standart Efendimiz(sav) niçin yetim bir Peygamberdi?

Efendimiz(sav) niçin yetim bir Peygamberdi?
Soru: Değerli Hocam, Efendimiz'in (s.a.v) yetim olması ve yetim Peygamber olarak gönderilmesinin hikmetlerini izah edersiniz sevinirim.

Cevap: Değerli Kardeşim, Efendimiz (a.s.m)’in yetim olduğu ayetlerle ve tarihin gerçekleriyle sabittir:[b]

أَلَمْ يَجِدْكَ يَتِيمًا فَآوَىوَوَجَدَكَ ضَالًّا فَهَدَىوَوَجَدَكَ عَائِلًا فَأَغْنَىفَأَمَّا الْيَتِيمَ فَلَا


تَقْهَرْوَأَمَّا السَّائِلَ فَلَا تَنْهَرْوَأَمَّا بِنِعْمَةِ رَبِّكَ فَحَدِّثْ


“Seni yetim bulup barındırmadı mı? Seni dinin hükümlerinden habersiz bulup seçerek dosdoğru yola koymadı mı? Seni muhtaç bulup ihtiyacını gidermedi mi? Öyle ise, sakın yetimi güçsüz bulup hakkını yeme, sakın onu küçümseyip üzme! İsteyene de kaba davranma, onu azarlama! Rabbinin nimetlerini ise durmayıp söyle!”(1)

Peygamberliğin geliş şekline itirazlardan; 1) Niçin meleklerden değil de insanlardan Peygamber gönderilmiştir, 2) Niçin zenginlerden değil de fakirlerden birisi Peygamber olarak gönderilmiştir, 3) Niçin, özellikle Hz.Muhammed (a.s.m) fakir olmakla beraber yetim ve öksüz olarak gönderilmiştir?

Bu yazıda özellikle Hz.Muhammed (a.s.m)’im yetim ve öksüz oluşunun hikmetleri üstünde durulacaktır.

Yetim: babası ölmüş olan çocuk. Tek, eşsiz, yalnız manalarına gelir. Baliğ olduktan sonra yetimlik ondan kalkar. Anası ölene de öksüz denir.

“Seni bir yetim bulup da barındırmadı mı?” (2) ayetinde geçen "yetim" lafzında son derece güzel bir işarî mana vardır. Zira:

1-Asıl yetim, küçükken babadan öksüz kalan demek olup bunda tek başına yalnız kalmış olmak mânâsı vardır.

2-Onun için tek ve benzersiz veya pek az bulunur kıymetli şeye de yetim denilir.

Benzeri yok gayet kıymetli inciye “dürr-i yetim” denilmesi de bundandır.

Siyerde bilindiği üzere Hz. Peygamber (s.a.v) babası Abdullah b. Abdülmuttalib'ten yetim olarak dünyaya gelmişti. İbn-i İshak’a göre: Peygamberimiz (s.a.v), babası Abdullah’ın vefatında henüz annesinden doğmamıştı. Annesi karnında altı aylık idi ve babası Abdullah Medine’de Neccaroğullarından Nâbiğa’nın evinde vefat ettiğinde 25 yaşındaydı.(3) Dolayısıyla doğarken yetim olarak doğmuştu.

Peygamberimiz, altı yaşındayken, Hz. Amine, yanına Ümmü Eymen’i de alarak iki deve ile Medine’ye gitti. Maksatları, hem Abdülmuttalib’in annesi tarafından kendilerine dayı düşen Adiyy b. Neccaroğullarını hem de kocası Abdullah’ın kabrini ziyaret etmekti.

Medine’de Neccaroğulları’ndan Nabiğa’nın evine misafir oldular ve onun yanında bir ay oturdular. Hz.Abdullah’ın kabri de bu evin avlusunda idi.

Hz.Amine Medine’de daha fazla kalmayı uygun bulmadığından Mekke’ye dönmek üzere yola çıktılar. Medine ile Mekke arasında, Medine’ye daha yakın olan Ebva köyüne geldikleri zaman Hz.Amine hastalanıp 30 yaşında vefat etti ve oraya defnedildi.

Hz. Amine’nin Vefatına Yakın Efendimiz’e (s.a.v) Hitabı

Hz. Amine ölüm döşeğine düşünce, başucunda olan Peygamberimiz’in yüzüne bakmış ve şöyle demişti:

“Ey çekilen dehşetli ölüm okundan Allah’ın lütuf ve yardımıyla 100 deve karşılığı kurtulan zatın yavrusu!

Allah, seni mübarek ve devamlı kılsın! Eğer rüyada gördüklerim doğru çıkarsa, sen celal ve bol ikram sahibi olan Allah tarafından Ademoğulları’na helal ve haramı bildirmek üzere Peygamber gönderileceksin!

Sen, teslimiyeti artan İbrahim’in dinini gerçekleştirmek ve yerleştirmek için gönderileceksin!

Allah, Seni, milletlerle birlikte devam edip gelen putlardan, putperestlikten de esirgeyecek ve alıkoyacaktır.

Her yaşayan, ölür. Her yeni, eskir. Her yaşlanan, zeval; her çok, fena bulur.

Evet, ben de öleceğim. Fakat, temelli anılacağım. Çünkü, temiz bir evlat doğurmuş, arkamda hayırlı bir beni anan evlat bırakmış bulunuyorum.”(4)

Dünyada böylece babasız ve annesiz kalan Peygamberimiz’i Allah, hâmîsiz bırakmadı.

Daha sonra da sekiz yaşında iken dedesi Abdülmuttalib vefat etti. O vakit de onun vasiyeti ile amcası Ebu Talib vasisi olarak onun sorumluluğunu yüklenip yanına aldı. Güzel baktı ve çocukluğunda da kendisinde diğer çocuklarda görülmeyen olağanüstü durumlar görüldüğü için ona çok özen gösterdi.

Rivayet edildiğine göre Ebu Talib bir gün kardeşi Abbas'a

- Kardeşim, dedi, sana Muhammed'den gördüğümü haber vereyim mi? dedi.

Abbas: "Evet" deyince:

- Ben, dedi, onu himayeme aldım. Gece ve gündüz bir an ondan ayrılmaz oldum. Onu kimseye güvenip bırakamıyordum. Hatta kendi döşeğimde uyutuyordum. Bir gece soyunup benimle beraber uyumasını söyledim. Baktım, yüzünde bir hoşnutsuzluk var. Benim isteğime karşı çıkmak da hoşuna gitmedi.

"Amcacığım, yüzünü benden çevir de soyunayım. Çünkü ben vücuduma bakmandan hoşlanmam." dedi. Sözüne şaştım. Gözümü çevirdim, döşeğe girdi, ben de girdim. Baktım ki aramızda bir örtü var. Vallahi ben onu döşeğime koymamıştım. O gayet yumuşak, miske batırılmış gibi hoş kokulu idi. Vücuduna bakayım diye gayret sarfettim, bir şey göremedim.

Çok vakit de ben onu döşeğimden kaybederdim. Aramaya kalkardım, kalktım mı "ha amca, ben buradayım" derdi. Dönerdim ve çok zaman ondan hayret ettiğim bir söz işitirdim. Bu da geceden biraz geçince olurdu. Bizler yemekte içmekte besmele çekmez, elhamdülillah demezdik. O ise yemeğe başlarken “Bismillah=Tek olan Allah'ın adıyla” derdi. Yemeği bitirince de “el-Hamdülillâh” derdi. Ben ona şaşardım. Kendisinde ne bir yalan, ne bir gülmek, ne de bir cahillik gördüm. Çocuklar oynarlarken de onlarla beraber durmazdı. Ömrüme yemin olsun ki bu, büyük bir feyzden bir alâmettir.

"Daha beşikte iken parlak deliller halindeki şeref işaretleri, dedesinin saadetini artırıyordu."

Hz.Muhammed (a.s.m) Yetim Büyüdü

O, yetim olarak büyüdü. Zira:

1-İleride yükleneceği çok ağır bir yük, büyük bir vazife vardı. Ve ona şimdiden hazırlanması gerekiyordu.

2-Tevekkülün zirvesinde, bütün güçlüklere göğüs gerebilecek bir yapıda yetişmeliydi.

3-Zenginliğin şımarttığı veya sefaletin, yoksulluğun tamamen pısırıklaştırdığı bir insan olmaktan Allah (c.c) O'nu korudu. Ve hayatının her safhasında itidal ve istikameti muhafaza eden, ifrat ve tefritten uzak bir insan olarak yetişmesini temin etti.

4-Bir liderin, bu türlü sıkıntılı günlerden geçmesi çok mühimdir. Yetimliğin ne demek olduğunu bilmelidir ki, raiyetine şefkatli bir baba gibi davranabilsin. Fakirliği tatmış olmalı ki, idaresi altındakilerin durumunu idrak edip onlara öyle muamele etsin.

5-İşte Allah Resûlü'nün yüce ahlâkı içinde bir nüve hâlinde bulunan, yetime ve fakire el uzatma, onları görüp gözetme hasleti, yaşadığı bu hayatın suyu, toprağı ve havasıyla besleniyordu. Sonra O, zirvelere çıktığı zaman da bu ilk hâlinden hiç mi hiç taviz vermeden ve hayatı boyunca yaşama tarzını değiştirmeden dümdüz yaşamış, benzeri olmayan bir şahsiyettir.

6-Ömrünce yetimi azarlamadı ve isteyeni boş çevirmedi. Zira bunu O'na bizzat Cenâb-ı Hak talim ve emir buyurmuştu:[b]

أَلَمْ يَجِدْكَ يَتِيماً فَآوَى * وَوَجَدَكَ ضَالاًّ فَهَدَى * وَوَجَدَكَ عَائِلاً فَأَغْنَى * فَأَمَّا الْيَتِيمَ فَلاَ تَقْهَرْ * وَأَمَّا السَّائِلَ فَلاَ تَنْهَرْ * وَأَمَّا بِنِعْمَةِ رَبِّكَ فَحَدِّثْ *


“O seni yetim bulup barındırmadı mı? O seni hayrette bulup hidayet etmedi mi? Seni fakir bulup, zengin etmedi mi? Öyle ise yetimi hor görme. Dilenciyi azarlama. Rabbinin nimetini de anlat da anlat.”(5)

“Öyleyse sakın yetimi ezme.” (6) Çünkü yetimliği tattın ve hakkındaki ilâhî lütfu gördün.

Rağıb'ın "Müfredat"ında KAHR, hem üstün gelme, hem zelil kılmadır. Ayrı ayrı her iki mânâda da kullanılır.(7)

Şu halde her ikisi de yasaklanmıştır. Yetimi zayıf saymamalı ve zelil etmemeli, hakkını, hukukunu gözetmeli ve buna özen göstermelidir.

Râzî'de yazıldığına göre bu âyet, Hz. Peygamber (s.a.v) Hz. Hatice'nin çocuğuna bağırdığı zaman inmiştir.(8) Bir bağırma veya yüz ekşitmeden dolayı "sakın kahretme" diye sitem edilince zelil kılınır, malı veya hakkı yenilirse nasıl olur?

Yetim Hakkı

1-İbnü Mesud (r.a) bir merfu hadiste Resulullah (s.a.v)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: “Her kim bir yetimin başını silerse elinin geçtiği her kıla karşılık ona kıyamet günü bir nur olur.”(9)

2-Aynı şekilde Hz. Ömer (r.a) de bir merfu hadiste Hz. Peygamber (s.a.v)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: Yetim ağladığı zaman onun ağlamasından Rahmân'ın Arş'ı titrer. Yüce Allah meleklerine buyurur ki: Ey meleklerim! Şu babası toprakta kaybedilmiş olan yetimi ağlatan kimdir? Melekler: “Sen en iyi bilensin ey Rabbimiz!” derler. Yüce Allah buyurur ki: “Şahit olunuz, her kim bunu susturur, hoşnut ederse ben de onu kıyamet günü hoşnut etmeye garanti veriyorum.”(10)

Bundan dolayı Hz. Ömer (r.a) bir yetim gördüğü zaman başını okşar ve ona bir şey verirdi, diye rivayet edilmiştir. Fakat başına nasıl dokunduğu, nasıl okşadığı hakkında sahih bir şey gelmemiştir.

3-Bir hadis-i şerifte de Resulullah (s.a.v): “Ben ve yüce olan Allah'tan korktuğu takdirde, yetime kefil olan şu ikisi gibiyiz.” buyurmuş ve şehadet parmağıyla orta parmağını göstermiştir. (11)

4-Seyl b. Sa’d anlatıyor: “Resulullah (s.a.v) buyurdu ki: “Ben ve yetime bakan kimse cennette şöyleyiz.” Orta parmağı ile baş parmağını yan yana getirip aralarını açıp kapayarak işaret etti.”(12)

5-İbn-i Abbas anlatıyor: “Resulullah (s.a.v) buyurdu ki: “Kim Müslümanlar arasından bir yetim alarak yiyecek ve içeceğine dahil ederse, affedilmez bir günah (şirk) işlememişlerse, Allah onu mutlaka cennetine koyacaktır.”(13)

6-Şu ayet, yetimlerin mallarını haksız olarak yiyenleri şiddetle tehdit eder:


إِنَّ الَّذِينَ يَأْكُلُونَ أَمْوَالَ الْيَتَامَى ظُلْمًا إِنَّمَا يَأْكُلُونَ فِي بُطُونِهِمْ نَارًا وَسَيَصْلَوْنَ سَعِيرًا


“Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, aslında karınları dolusu ateş yerler. Onlar, yarın harıl harıl yanan bir ateşe gireceklerdir.”(14)

Allah hakkıyla, bütün çeşitleriyle kul haklarına riayet eden Hz.Muhammed (a.s.m)’i, Cenab-ı Hak, hem insan hem fakir ve hem de yetim olarak göndermiştir ki, hayatın içinden yaşayarak insanlara rehber ve imam olsun ve öyle de olmuştur.

Binlerce salat ve selam, Ol Nebiyyi Muhterem Efendimiz’in üzerine olsun.

Necdet İÇEL

Kaynaklar:
(1) Duha:6-11
(2) Duha:6
(3) İbn-i Hişam, Sîre, c:1 shf:177
(4) İbn-i Hişam, Sîre, c:1 shf:177
(5) Duha:6-11
(6) Duha:10
(7) Rağıb el-İsfehânî, el-Müfredat, shf:414
(8) Fahrü’r-Râzî, c:31 shf:220
(9) Ahmed ibni Hanbel, Müsned, shf:250
(10) Kurtubî, Ahkamü’l-Kur’an, c:20 shf:101
(11) Buharî, Talak, 25; Edeb:24
(12) Tirmizi, Birr, 14 (1919)
(13) Tirmizi, Birr, 14 (1918)
(14) Nisa:10
cl0ud isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı



WEZ Format +2. Şuan Saat: 00:44.


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir forum sitesi olduğundan dolayı, kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Yöneticilerimiz mesajları itina ile kontrol etse de, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız iletisim@karadenizsohbet.org email adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
KaradenizSohbet.Org/Forum Sitemiz Karadeniz, Karadeniz Forum, Karadeniz Forumları, Karadenizliler, Karadeniz Forum Siteleri, Karadeniz Sohbet, Karadeniz Forum mp3, Karadeniz Müzikleri, Karadeniz Bölgesi, Karadeniz Fotografları, karadeniz folkloru, Karadeniz Form Gibi GooGLe Aramalarında Öncülük Etmektedir... Karadeniz Sohbet
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450