![]() |
|
|||||||
| Karadeniz Turizm Karadeniz Turizm Yerleri |
![]() |
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Moderator
Üyelik tarihi: Jan 2010
Mesajlar: 3.301
Ettiği teşekkür: 95
Kaç kere teşekkür edildi: 36
|
Göynük Genel Bilgileri
Tarih ve Doğa ile baş başa bir tatil... Tarihi ve doğal güzellikleriyle ülkemizin en özel yerlerinden biridir Göynük. Göynük tarihi ve otantik camileri, türbeleri, hamamı, saat kulesi ve konaklarıyla ülkemizin nadide tatil merkezlerinden birisidir. Muhteşem gölleri, yaylaları ve doğal çam ormanlarıyla ülkemizin nadide köşelerinden birisi olan Göynük sadece tarih değil doğal güzelliklerine de doyamayacaksınız. Kurulumu M.Ö.2000 yıllara dayanan Göynük tarihin her döneminde önemli yer kaplamaktadır. ![]() ![]() Selçuklu ve Osmanlı döneminde önemli bir yerleşim merkezi olan Göynük o döneme ait olan Gazi Süleyman Paşa Camii ve Gazi Süleyman Paşa Hamamı hala hizmet vermektedir. Tarihi ve otantik yapısını hala koruyan Göynük'te Osmanlı Dönemine ait evler hala dimdik ayakta durmaktadır. Sakarya zaferinin anısına yaptırılan Zafer Kulesi ise tüm heybetiyle ilçeye hükmetmektedir. Göynük kültürü, tarihi, tabiatı ve maneviyatı gezilip görülmeye değer ender bir Anadolu şehridir. Yıllardır özelliğini kaybetmeyen gelenek ve görenekleri ile ülkemizin nadir bölgelerindendir. Tarihi camileri, türbeleri, konakları ve Zafer Kulesi ile mutlaka görülmesi gereken nadir bulunan bir ortam vardır. |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Moderator
Üyelik tarihi: Jan 2010
Mesajlar: 3.301
Ettiği teşekkür: 95
Kaç kere teşekkür edildi: 36
|
Anadolu'ya ilk yerleşenlerin Proto - Hititler olduğu kabul edilmektedir. Proto - Hititler, tahminen M.Ö. 5000 yıllarından itibaren Orta Anadolu'ya gelmeye başlamışlardı. Anadolu'nun bu ilk ahalisinin Turani oldukları yapılan araştırmalardan anlaşılmıştır.
M.Ö. 2000 yıllarında gelen Ariler ve Hititler Anadolu'nun ilk ahalisi ile karışarak ilk Anadolu tipini meydana getirmişlerdir. Hititler Devlet Yönetiminde özgür beylikler (Etiler) kurdukları için, genellikle Anadolu halkına Etiler de denir. M.Ö. 1200 yıllarında Balkanlardan Anadolu'ya Trag - Frik akını olmuş, Frigler Hititlerin devletini yıkmıştır. Hititlerin yıkılmasından sonra Anadolu'nun kuzey batısında (Eskişehir-Kütahya-Afyon civarlarında) Frigya Devleti kurulmuştur. (M.Ö. 1200-620). Frigler doğuya doğru ilerlerken Bitinya'yı almışlardır. ( Sakarya nehri, Bartın çayı arasında kalan Bolu ve civarına Bitinya denilmektedir. Friglere ait en eski yazılı belge 1966 yılında Göynük'ün Soğukçam (Germenos) köyünde bulunmuştur. Soğukçam köyünün ve türbeönü kayasının bulunduğu çevre esas kısmıyla Asar Tepe'de bulunan bir Frig yerleşim yerini belirler. Burası Frigya'nın kuzey sınırı bölgesinde, kuzeyden gelecek tehlikeyi önleyecek bir kale mahiyetindedir.Bölge Bitinya ile Frigya arasında bir geçiş sahası teşkil etmekte olup, daha sonraki çağda da her iki bölge özelliklerini gösteren eserlere rastlanmakta olup, burada iki bölge karakteristiği birbirine karışmaktadır. Friglerden sonra üstünlük Lidya'ya geçince Bitinya ve Bitinya şehirleri de Lidya'ya bağlandı (M.Ö. 620). Lidya Devleti M.Ö. 546 yılında İranlılarla yapılan savaşın sonunda yıkılınca hakimiyet Perslerin eline geçti. İran idaresi Anadolu'da 213 yıl sürmüştür. Makedonyalı İskenderin Asya seferi ile Anadolu'daki Pers hakimiyeti sona ermiştir. M.Ö. 279 ve M.Ö. 74 yılları arasında Bitinya Krallığı hüküm sürmüştür. M.Ö. 188 senesinden sonra Anadolu Romalıların eline geçmişti. Romalılar Anadolu'da dolaylı (endirek) bir hegemonya kurdular. M.Ö. 74 yılında Bitinya Krallığı miras olarak Romalılara geçti.Göynük'te Himmetoğlu köyü hudutlarında Çatak Hamamı diye bilinen şu anda dahi hamam olarak kullanılabilen Romalılara ait hamam kalıntıları mevcuttur. Sakarya'dan geçerek bir üçgen şekli gösteren Roma Askeri yolu Dadastan'dan geçerdi ki, Dadastan'ın bu günkü Göynük şehri olması muhtemeldir. Göynük'ün en eski adı Koinon Gallicanan'dır, diyenlerde vardır. M.S. 395'te Roma İmparatorluğu ikiye ayrıldığı zaman Bitinya Doğu Roma'nın yani Bizansın hissesine düşmüştür.Bizanslılar döneminde Anadolu arazisi Thema denen bir takım bölgelere ayrılmıştı. Bitinya'da ortaya çıkan Themalar; Opsikion, Optimatum ve Bukellarion olup, hepsi askeri karakter taşıyordu. Selçukluların tarih sahnesine çıkmasıyla Bizanslılar kale yapımına önem verdiler. Türk baskısı arttıkça Dadastana kalesini de diğer kaleleri gibi uyanık tuttukları kaydedilmektedir. 1200 yılların sonlarına doğru Bizans yönetimi iç mücadelelerle iyice zayıflamış, imparatorların hiçbir kuvvet ve nüfuzu kalmamıştı. Kent ve kasabalar Tekfur denilen yarı bağımsız derebeylerin eline geçmişti. Göynük ilçesinde Bizanslılar dönemine dönemine ait kalıntılara Susuz, Kilciler, Boyacılar, Kayabaşı, Narzanlar köyleri gibi bir çok köyde rastlanmakatadır. 1071 Malazgirt Zaferinden sonra 4-5 yıl gibi kısa bir zamanda bütün Anadolu gibi Bolu bölgesini de Bizanslıların elinden alan Kutalmışoğlu Süleyman Bey olmuştur. Anadolu bir asır kadar beylikler halinde idare edilmişti. Anadolu Selçuklu Devletini oluşturan 19 beylikten biri olan İznik Beyliği Bitinya'yı da içine alıyordu. Ancak 1096'da haçlı seferlerinin başlamasıyla uzun yıllar Türk-Bizans savaşları yaşandı. Her iki tarafın uç kuvvetleri arasında ileri geri taşmalar olduysa da genellikle Denizli-Kütahya-Eskişehir-Bolu dolayları her iki taraf için sınır oldu. 1243 Kösedağ savaşından sonra Moğollar Anadolu'ya hakim oldular, Selçuklulara bağlı uç beyleri de İlhanilere vergi vermek suretiyle kendi varlıklarının devamını sağlamaya çalıştılar. Bu beyliklerden biri de Göynük beyliğidir. Bazı kaynaklarda Umurbey beyliği diye de geçmektedir. (Göynük ilçesine bağlı Umurlar köyü mevcuttur.) Kaynaklar Göynük Emiri Cakü beyin emrinde üç bin atlı olduğunu kaydetmekte sonraki yıllarda Umurbey diye kayıtlara rastlanmaktadır. Ancak bazı kalelerinde tekfurlar elinde olduğu rivayet edilir.Göynük'te ilk Osmanlı akınları 1292 de görüldü. Ertuğrul'un yakın dostu Samsa Çavuş ve Sülemiş Mudurnu yaylasında Hıristiyan Müslüman yakınlaşmasını sağlamıştı. Köse Mihal'in yol göstericiliği ile Sakarya suyunu geçen Osman Gazi, Samsa Çavuş'la buluştu. Göynük, Taraklı ve Mudurnu kalelerini içine alan hücumda büyük başarı sağlandı. Nihayet Osman Gazi'nin son dönemlerinde 1323 yılında Göynük ve civarı fethedilerek Osmanlı toprağı olmuştur. Orhan Gazi devrinde 1333 yılında Geyve, Göynük, Mudurnu üzerinden Bolu'ya gelen İbn-i Batuta, bu havaliyi yalnız Türkmenlerle meskûn görmekle kalkmıyor. Aynı zamanda hemen uğradığı şehir ve kasabada "Ahi" zaviyelerinde konakladığını belirtiyor. Muhtemelen bir otorite boşluğundan sonra 1330 lu yıllarda Orhan Gazi'nin oğlu Gazi Süleyman Paşa Taraklı, Mudurnu, Göynük civarına gelmiş ve hakimiyeti yeniden tesis etmiştir. Aşıkpaşazade'nin ifadesiyle; Süleyman Paşa dahi o kadar adalet gösterdi ki, bütün o memleketlerin halkı derler ki, Ne olur? Eski zamanlardan beri bunlar bize beğ olaydılar! Çok köyler bu Türk kavmini gördüler. Müslüman oldular. O memlekette ne kadar mülkler vardır ki hepsi Süleyman Paşa'nın verdiği kadar üzerine durur".Göynük'te Gazi Süleyman Paşa'nın yaptırdığı Camii ve Hamam halen mevcut olup, hizmet vermektedir. Evliya Çelebi'de Göynük'e yaptığı seyahatte 8 mahallesi 2000 kadar evi vardır, ahalisi tamamen Türk'tür. 20 Sıbyan mektebi varsa da medrese yoktur demektedir. Ayrıca Gazi Süleyman Paşa tarafından Camii ve Hamamın yapılışını hikaye etmektedir. İdare bakımından Osmanlı döneminde Bolu 6 devir geçirmiştir. Bu devirler ve Göynük'ün bu devirlerdeki durumuna bakmak yararlı olacaktır. İlk Mutasarrıflık Devri (1324-1692) Bolu, Sancak Beyliği şeklinde Anadolu Eyaletine bağlıydı. Anadolu Eyaleti başşehri Kütahya idi. Göynük Bolu sancağına bağlı bir kazadır. Evliya Çelebi'nin anlatımıyla;" Bolu sancağı hâkinde olup yüz elli akçelik kazadır. Kethude yeri ve kethüda Serdarı vardır". Voyvadalık Devri (1692-1811) Bolu Sancaklıktan Voyvodalığa (Voyvoda= Beylerbeyi veya mutasarrıfların kazaya gönderdikleri memur) indirildi. 119 yıl Voyvodalıkla idare edildi. İkinci Mutasarrıflık Devri (1811-1864)Voyvodalık 2. Mahmut'un emri ile kalkınca (1811) yerine Bolu Sancağı ile Viranşehir Sancağı birleştirilerek, Mutasarrıflık kurulmuş ve Kastamonu Eyaletine bağlanmıştır. Bolu Livası (Sancağı) içindeki 19 kazadan biri Göynük, namı diğer Torbalıdır. (1857 Salnamesine göre).Bu dönemde Göynük'te Selman (Süleyman) Ağa derebeyliği yapmıştır. Bu dönemdeki derebeyleri halka çok zulüm yapıyordu. Bolu Mutasarrıflarına kıymetli hediyeler vermek suretiyle ihtiyatkarane hareket eden Göynüklü Selman ağa ise (diğerlerine göre) yumuşak davranıyordu. Mamafih ara sıra muhteşem konağının karşısındaki "kanlı cevize" adam astırırdı. Göynük'ün Narzanlar köyünde namına iki çeşme yaptırmıştır. Üçüncü Mutasarrıflık Devri (1864-1908)1864 Teşkil-i Vilayet Nizamnamesi ile eski eyalet sistemi yerine "Vilayet" sistemi kabul edildi. Kastamonu Vilayeti Bolu Sancağının kazalarından biri Göynük (Torbalı)dır. 1866 yıl Kastamonu Vilayet Salnamesinde Bolu Sancağı kaza sayısı 17, 1868 yılı Salnamesinde 31 iken, 1869 yılı salnamesi kaza sayısını beşe (Bolu, Ereğli, Bartın, Gerede, Göynük) indirmiş, bu 1873 yılı salnamesine kadar devam etmiştir. 1874 ve 1875 yılı salnamelerinde kaza sayısı 6 iken, 1876 ve 1877 yılı salnameleri kaza sayısını 5 olarak telaffuz etmektedir.Bu dönemde Göynük kaza olmayı devamlı olarak sürdürmüş olup, Düzce - Akçakoca birleşik nahiyesi olarak Konrapa 5 yıl kadar Göynük kazasına bağlı kalmış, yine Mudurnu ve Mihalgazi nahiye olarak yaklaşık olarak 15 yıl kadar Göynük kazasına bağlı olmuşlardır. 1871 Kastamonu Salnamesinin 85. sayfasında Göynük'ün nüfusu 26.108 dir. 1877 yılı salnamesinde 6 kazanın beşinde rüştiye mektebi bulunduğu yazılı olup, Göynük Rüştiye Mektebinin 35 öğrencisi olduğu belirtilmektedir. 1889-1890 yıllarında Göynük Kaymakamı Kâmi Efendi tarafından şimdi kullanılan Hükümet Konağı yaptırılmıştır. (Kapı kitabesinden öğrenilmektedir. Vital Cuinet'ye göre göre 2. Abdülhamit devrinde Göynük ilçesinin köy sayısı 119, nüfusu 18.575'dir. Dördüncü Mutasarrıflık Devri (1908-1923)1908'DE Bolu Mutasarrıflığı müstakil hale gelmiştir. 1916 Bolu İl Yıllığında Bolu'nun kazaları Devrek, Düzce, Gerede, Göynük, Mudurnu ve Zonguldak'tır. Göynük Kaymakamı Mustafa Hulusi, nüfusu 18879'dur.Cumhuriyet Dönemi10 Ekim 1923'de Bolu Mutasarrıflık dönemini kapattı, Vilayet oldu, Bolu Vilayetinin kazaları Düzce Gerede, Mudurnu ve Göynük'tür . Cumhuriyet döneminde , 1923'ten 1977 yılına kadar göynük'te 46 kaymakam görev yapmıştır. Göynük Milli Mücadeleye büyük destek vermiş olup, bu desteğini anıtlaştırmıştır. 1922 yılında Kaymakam Hurşit Beyin önderliğinde Sakarya Zaferinin anısına İlçeye hakim bir tepeye Zafer Kulesi yapılmıştır. Bu kule onarımlardan geçmiş, saat kulesi olarak kullanılmış olup, hala ilçeye nostaljik ve büyüleyici bir güzellik sunmaktadır. |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Moderator
Üyelik tarihi: Jan 2010
Mesajlar: 3.301
Ettiği teşekkür: 95
Kaç kere teşekkür edildi: 36
|
Zafer Kulesi Sakarya zaferinin anısına Kaymakam Hurşit Bey tarafından 1923 yılında yaptırılmıştır. Sekizgen bir temel üzerine ahşap mimari biçiminde üç katlı olarak inşa edilen kule,1960 yılında restore edilmiştir.2001 yılında tekrar restoresi sırasında yanan kule aslına uygun olarak yeniden inşa edilmiştir.Kulenin yapım aşamasında hoş bir anısıda bulunmaktadır. Anı dönemin kaymakamı Hurşit bey ile Türk ustalar arasında geçmiştir. Hurşit bey Türk ustaların Ermeni ustalar gibi hızlı çalışmadıklarını görmüş ve Türk ustalara sormuştur: Sizler neden diğer ustalar gibi hızlı çalışmıyorsunuz. Onlar sizden daha çabuk hareket ediyorlar bunun sebebi nedir? Türk ustalarda bu soru üzerine Kaymakam Hurşit beye: Kaymakamım diğer ustalar şarap içip geliyorlar bu nedenle üşümüyorlar.Biz şarap içmediğimiz için üşüyoruz ve yavaş çalışıyoruz. Bunun üzerine Hurşit bey bir sürahi pekmez getirterek ustalara şöyle demiştir:Ustalar bizim şarabımızda pekmezdir. Sizde bunu için. Böylece üşümez ve daha hızlı çalışırsınız demiştir. ![]() Gazi Süleyman Paşa HamamıOrhan Gazinin oğlu Gazi Süleyman Paşa tarafından 1331-1335 yılları arasında yaptırılmıştır. İnşası tamamen traverten kesme taş ile yapılmış olup bay ve bayan bölümleri ayrı ayrıdır. Her iki bölümde soyunmalık, soğukluk, halvet ve cehennemlik bölümleri bulunmakta, güney kısmında bulunan külhan ve sıcak su deposu alttan ısıtmalı ve hamam içine açılan buharlık kapakları ile buhar ısıtması da tasarlanmıştır Külhan bölümünde büyük bir kemer vardır.Her iki bölümün oda hazneleri üzeri moloz taş kubbe kasnağı ile yapılmış olup on adet kubbesi bulunmaktadır. Muhtelif yıllarda onarım görmüş olmasına rağmen orijinalliğini korumaktadır. 1960'lı yıllarda kubbe kaplamaları Vakıflar Genel Müdürlüğünce betonarmeye çevrilmiş ve 2002 yılına kadar kubbe dış görünümleri çıplak beton olarak görünmekte iken, Göynük Belediyesince 2002 yılında orijinal özgün kubbe kaplama malzemesi olan alaturka kiremitlerle kubbeler ve çatının tamamı kaplanarak tam orijinal görünüme getirilmiştir. Evliye Çelebi Seyahatnamesinde Ankara ve İstanbul da dahi böyle muhteşem bir hamam bulunmadığı konusu övgü ile bahsedilmiştir.![]() ![]() Gazi Süleyman Paşa CamiiOrhan Gazinin oğlu Gazi Süleyman Paşa tarafından 1331-1335 yılları arasında hamam ile birlikte külliye olarak yapılmıştır.İlk yapımında ağır traverten kaba yönü taşlarla dış iskelet oluşturulmuş, tek şerefeli tek minareli ve tek ahşap kubbeli olarak inşa edilmiştir. 1948 ve 1960 yıllarında restore edilen camiin en göze çarpan özelliği yöredeki ilk Osmanlı eserleri arasında en sağlamlarından biri olmasıdır.![]() 1948 yılındaki restorasyonunda ahşap kubbe kaldırılarak 4 düzeyli çatı ve içi düz tavan kaplamalı olarak yapılmıştır. Catısı son dönemlerde marsilya kiremit ile kaplı iken 1999 yılında geçirdiği yangın sonunda çatı ve diğer tüm ahşap elemanlar yanmıştır. 2000 yılında orijinaline uygun olarak yeniden restore edilmiştir. Tavan içi alt kaplama bölümü Selçuklu tavanı olarak ahşaptan inşa edilmiştir.İlgi çekici diğer bir özelliği ise 41 adet penceresinin bulunmasıdır. Bu pencerelerden üst bölümdekiler içten vitray süslü alçı şebekeli dıştan ise petek desenli alçı şebekelidir. İki kanatlı büyük giriş kapısı bulunmaktadır. Giriş kapısı üzeri kilit taşlı kemer olarak yapılmıştır. Aynı durum girişten sonraki ayakkabılık bölümünden cami iç giriş kapısı üzerinde de bulunmaktadır.504 metrekare alan üzerine inşa edilmiştir. ![]() ![]() Akşamsettin TürbesiFatih Sultan Mehmet'in hocası Akşemseddin'in Göynük'deki Türbesi 1464 yılında Fatih Sultan Mehmed tarafından yaptırılmıştır. Kefeki taşından yapılmış kasnaksız bir kubbe ile örtülü altıgen planlı bir yapıdır. Girişi doğu yönündedir. Kapının üzerinde sivri kemerli bir alınlık yer alır. Türbenin içi çok sadedir. Kubbenin oturduğu pandantifler ilgi çekicidir. Her kenarda, altta ve üstte ikişer sıra halinde yer alan pencerelerden üst sıradakiler geç devre ait renkli camlı alçı şebekelerle süslenmiştir. Akşemseddin'in sandukası 2.50x0.50 metre boyutunda, kapıdan içeri girince sağdadır. Ceviz üzerine kabartma yazı ile süslü olan bu sanduka Osmanlı ağaç işçiliğinin güzel bir örneğidir. Kapaklar nar çiçeği kabartması ile süslenmiştir. Türbede ayrıca Akşemseddin'in oğulları Sadullah ile Emrullah çelebilerin sandukaları vardır. Göynük İlçesinde her yıl 29 Mayıstan bir önceki pazar günü Akşemseddin Hazretleri'ni anma günü düzenlenmektedir. Büyük katılımların olduğu bu günde bilimsel nitelikte sempozyumlar da gerçekleştirilmektedir. ![]() ![]() Göynük EvleriKöşebaşı çeşmeleri, eski, hafifçe yosunlaşmış alaturka kiremitlerin dokusu, birbirinin üzerinden ileriye bakan evler, yamaçlardan yararlanılarak kurulmuş insancıl boyutta bir yerleşim yeri; işte Göynük ve Göynük Evleri...Anadolu da Türk yaşayışının, yerleşme kültürünün önemli örneklerini Göynük'te görebilirsiniz. Göynük içinden geçen derelerin yamaçlarına kurulmuş daracık sokaklarda karşınıza çıkar bu güzel evler. İlk Osmanlı yapılarının estetikleri, sadelikleri, yakınlıkları ve insana coşku veren özellikleri var Göynük evlerinde. Bu evler bir biri üstünden ileriye bakmaya çalışan, zaman zaman % 40'ı bulan bir eğim üzerinde ve dar sokakların çevresinde bahçeler içerisinde kurulmuştur. Evler genellikle zemin kat üzerine 1 veya 2 kattır. Yaşları 100-150 yılı bulan Göynük evlerinde giriş katı depo ve kiler olarak kullanılır. Ara katta gündelik kilerler, hizmetçi odaları, mutfak, bayram günlerinde şölen yemeklerinin pişirildiği ocaklı Fırın evi yer alır. Zengin evlerinde fırın evi bahçenin ayrı bir köşesinde kurulmuştur. Birinci katta ise geleneksel Türk evindeki boş oda ile öbür odalar bulunur ve gündelik yaşam bu katta geçer. Genellikle her odanın ocağı, yüklüğü, sedirleri, boş odası (Gusulhanesi) vardır. Eve gelecek yeni gelin bu odada kısmen bağımsız bir yaşam sürdürebilir ya da bir konuk bu tip bir odada rahat ettirici bir şekilde ağırlanabilir. Göynük'teki bu evlerin sıcak iç yapısını dışa yansıtan en güzel örneğini pencereler oluşturur. Eski Göynük evlerinin pencereleri önce sayılarıyla içeriyi, dışarıya yansıtırlar üç pencere bir oda demektir. Şayet pencere sayısı daha çok ise ve ve pencereler dışarıya taşmışsa açık sofalı bir oda tipini düşünebiliriz. Ayrıca pencere etrafındaki kafesler, cumbalar sıcak görünüm sağlayan ve dışa yansıyan özellikleridir. Evlerin çatıları genellikle kırma çatı türünde olup, üzerleri yerli kiremitlerle örtülüdür. Bazı evlerin odalarında, kapı ve pencerelerindeki ahşap işleme ve motifler görülmeye değer. Bazı evlerin odalarında, kapı ve pencerelerindeki ahşap işleme ve motifler görülmeye değer. Göynük evleri arasında, 1890 yılında yapılan Hükümet Konağı uyumlu bir ihtişamı yansıtır. Bugünlerde bu evler restore edilmekte ve turistik pansiyon olarak kullanılmaktadır. Göynük'teki bu evler koruma altındadır. Göynük ilçesi, sahip olduğu bu sivil mimari nedeniyle "Kentsel Sit Alanı" olarak ilan edilmiştir. Göynük evleri Safranbolu evleri ile yarışacak kadar güzeldir.![]() ![]() Göynük evleri, Anadolu'da Türk yaşayışının ve yerleşme kültürünün önemli örneklerindendir. Köşe başı çeşmeleri, eski, hafifçe yosunlaşmış alaturka kiremitlerin dokusu, birbirinin üzerinden ileriye bakan evler, yamaçlardan yararlanılarak kurulmuş bir yerleşim yapısına sahip olan Göynük ilçe merkezi, içinden geçen Göynük Çayı'nın yanlarına kurulmuş konut dokusu ile özgün ve korunmuş bir yerleşme alanıdır. Evlerin yaşları 100 ila 150 yılı bulmaktadır. Göynük ilçesi eski Türk evleri bakımından oldukça zengindir. Evlerin çatıları genellikle kırma çatı türünde olup, üzerleri yerli kiremitlerle örtülüdür. Bazı evlerin odalarında, kapı ve pencerelerindeki ahşap işleme ve motifler görülmeye değer. Evler genellikle zemin kat üzerine 1 veya 2 kattır. Evlerin önündeki hayat adı verilen avlularda bir sedir üzerine bardaş kurup demli bir çay yudumlamanın keyfine doyum olmaz.Bugünlerde bu evler restore edilmekte ve turistik pansiyon olarak kullanılmaktadır. Göynük'teki bu evler koruma altındadır. Göynük ilçesi, sahip olduğu bu sivil mimari nedeniyle Kentsel Sit Alanı olarak ilan edilmiştir. |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Moderator
Üyelik tarihi: Jan 2010
Mesajlar: 3.301
Ettiği teşekkür: 95
Kaç kere teşekkür edildi: 36
|
Sünnet GölüGöynük - Bolu yolunun 20. km.den sağa döndükten sonra 4 km. sonra Sünnet Gölü'ne ulaşılır. Sünnet Gölü, 1020m yükseklikte 18-75 hektar büyüklüğündedir. Sünnet Gölü, Erenler ve Kurudağ tepeleri arasındaki dar ve derin bir vadinin heyelanla tıkanması sonucu oluşmuştur. Deniz seviyesinden yüksekliği 820 m. Alanı 18 hektardır. En derin yeri 22 metredir. Göl etrafında, karaçamlar, kızılcık, dağ nanesi kabalak yaprağı, dağ fındığı ve böğürtleni yetişmektedir. Konaklanabilecek modern tesislere sahiptir. Balık avlanabilir ve trekking yapılabilir.
![]() Çubuk GölüGöynük Bolu yolunun 5. km. sinden sola döndükten 6 km. sonra Çubuk Gölüne ulaşılır. Çubuk Gölü, Kayabaşı tepesinden inen bir heyelanın genişleyen vadiyi tıkaması sonucu oluşmuştur. Deniz seviyesinden yüksekliği 1150 m. Alanı 15 hektardır. En derin yeri 13 metreyi bulur.Doğal Çubuk gölü ve çevresi Piknik ve Kamping için oldukça idealdir. Doğal alttan kaynayan Gölümüz, Çevresinin ormanla Kaplı olması, orman yeşilliği ve tertemiz havası ile huzuru yaşayabileceğiniz muazzam bir tabiat harikasıdır. Çubuk gölümüzden İtibaren artık doğa ile tamamen iç içe olan keşfedilmemiş güzellikteki yaylalarımıza çıkılmakta ve 30 km'lik Yayla gezisi yapılabilmektedir. ![]() Çatak HamamıGöynük'ün 30 km. güneydoğusunda,Çatak Köyü hudutlarında Hamam Boğazı Mevkii'ndedir. Denizden yüksekliği 600m.'dir. çevresinde Bizans (Doğu Roma) medeniyetine ait kalıntılar bulunmaktadır. Suyundan hem içilerek hem de banyo yapılmak suretiyle istifade edilir. Kalsiyum ve hidrokarbonat iyonlarınca zengin oligometalik bir sudur. Radyoaktivitesi 7 emandır. Suyun sıcaklığı 32 °C'dir. Romatizmal hastalıklara iyi gelmektedir. Bu kaplıcadan yararlanma tamamen yerel ölçekte olmaktadır. Sarıkız Sifonlu KaynağıÇatak Boğazı'nda kalkerli arazi içinde oluşmuş Çatak Suyu kıyısında 20 m. yükseklikten aralıklarla fışkırarak akan bir kaynak olup, dağın yamaçlarından travertenler oluşturmuştur. |
|
|
|
|
|
#5 |
|
Moderator
Üyelik tarihi: Jan 2010
Mesajlar: 3.301
Ettiği teşekkür: 95
Kaç kere teşekkür edildi: 36
|
İstanbul – Göynük Güzergahı İstanbul, İzmit, Adapazarı’na Kadar otobandan gelerek, Bilecik-Eskişehir İstikametine dönerek 28 km yol alarak Geyve-Taraklı Yol ayrımına gelecek ve buradan da 60 km’Yol alarak GÖYNÜK’e ulaşabilir. Yolun tamamı asfalt ve %85’i oldukça düzgündür. İstanbul (Harem) – GÖYNÜK 230 km’dir.
Ankara – Göynük Güzergahı Ankara, Sincan, Ayaş, Beypazarı, Çayırhan, Nallıhan a kadar 150 km gelerek, Nallıhan’dan 10 km daha yol alarak Sol’a Göynük istikametine dönecek ve 50 km daha yol alarak GÖYNÜK’e ulaşabilir. GÖYNÜK – Ankara 220 km’dir. Yolun Tamamı asfalt ve oldukça düzgündür, Trafik Yoğunluğu son derece azdır. Bolu – Göynük Güzergahı Bolu’dan 50 km yol alarak Mudurnu girişine gelecek ve Buradan Sağa Dönerek Göynük Nallıhan istikametine girecek, 5 Km daha giderek Tekrar Sağa Göynük Akyazı İstikametine girecek, 13 km daha giderek Sola Göynük ayrımına gelecek ve buradan da 32 km yol alarak GÖYNÜK’e ulaşılabilir. Yolun Tamamı asfalt ve %70 ‘i oldukça düzgündür. Trafik yoğunluğu oldukça azdır. |
|
|
|
|
|
#6 |
|
Moderator
Üyelik tarihi: Jan 2010
Mesajlar: 3.301
Ettiği teşekkür: 95
Kaç kere teşekkür edildi: 36
|
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Anahtar Kelimeler |
| goknuk yaylalari , gonuk turizm , goynuk , goynuk golleri , goynuk resimleri , goynuk tarihi , goynuk turizm |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|