KaradenizSohbet.Org/Forum  Karadeniz Forum Sitesi

Anasayfa Kimler Online Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Geri git   KaradenizSohbet.Org/Forum Karadeniz Forum Sitesi > Karadeniz Sağlik > Genel Sağlık

Karadeniz Sohbet
!!! - Duyurular - !!!

WwW.KaradenizSohbet.Org Sohbet Sitemizin Forum Bölümü Karadeniz Bölgesi ve Tüm Türkiyemizin Bütün Güzelliklerini Yansıtmaktadır , Bunun Yanısıra Online Oyunlar , Hobileriniz , Videolar , Güncel Sinema , Sağlık ve Daha Birçok Alanda Bilgi ve Paylaşım Yapılmaktadır...!

Üye olmak için tıklayın

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 01.07.10, 22:04   #1
LiLa
Co-Admin
 
LiLa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2010
Bulunduğu yer: ALmanya / NevşehiR
Mesajlar: 6.827
Ettiği teşekkür: 60
Kaç kere teşekkür edildi: 312
Standart ÖnemLi BiLgiLer

. Kara sevda:
"Babam melankoliye uğramış, köşesinde düşünüp duruyor."- A. Gündüz.

2 . mecaz Hüzün:
"Uykusuz geçen gecenin melankolisini bu sıcak karşılama hafifletiyordu."- C. Uçuk.

kaybedilene duyulan, benlikte huzursuzluktan öte bir üzüntü hali yaratan his. freud'un "melankoli ve yas tutmak" - "mourning and melancholia" (1917, metapsychology) üzerine yazdigi yaziya bakmakta fayda var.
serol teber’in melankoli adlı kitabından:
"insanın kendi kişisel yazgısının gene kendisinin belirleme istemi...
melankolide sorun genellikle bu temel noktada yoğunlaşmaktadır.
karşılığını yaşam pahasına ödemek koşuluyla da olsa melankolik insan kendi yaşamına kendisinin bir anlam verebilmesini istemekte,
çoğu kez bunu başaramadığı için de herbir şeyden vazgeçip kuşku, düşkırıklığı ve hüzünle kendi içine çekilmektedir.
bu bağlamda melankoli sıradan bir varoluşa karşı bireysel ve tek kişilik de olsa vazgeçen,
geriçekilen, yadsıyan, öldürten ya da sıklıkla intihar eden anlamlı bir başkaldırıdır.
burada öldürülen ve intihar ettirilen de düşüncelerdir!
intihar eden melankolik kişilikler elbette vardır, hayatına nokta koymayı başarmış bu insanların intiharı,
kendi canını alma şeklinde yorumlamasına karşılık sadece saygı duyulur ve onların davranış biçimleri hiçbir şekilde diğer melankoliklere mal edilemez!

melankolikler de homojen bir şekilde varolagelmemiştir;

- imgelem gücünün yüksek olduğu "melancholia imaginations" grubu sanata, ressamlığa, mimarlığa, teknik alandaki yaratıcı etkinliklere yönelme eğilimindedirler.

- "melancholia rationis" grubuna girenlerin doğa bilimine, biyolojiye, tıbba, politikaya eğilim gösterdikleri görülmüştür.

- sezgi gücünün yüksek olduğu düşünülen 3. grup da "melancholia mentis" dir, tanrısal gizemi anlamaya,
sezinlemeye başlamış büyük din bilgelerinden oluşan son derece az sayıdaki yetkin vasıflı kişiyi kapsar.

doğaları gereği melankolik olanlar mizaçta hasta değildirler!
bunlar özgün bir ahlak ve özünde haklı çıkmış tutkulu bir güçle heyecanlanabilme yeteneğindeki insanlardır!

italya’da fonomiralı johannes (1329-1396) karasevdadan ölen insanların otopsilerini yapmış.
bunların beyinlerinde 3. karıncığın kuruduğunu tespit etmiştir.
bu yüzden düşünme, imgelem bozukluklarının, hezeyanlarının ve sanrılarının beynin bu bölgesinin kurumasından kaynaklandığı düşünülmüştür.
melankoli, insanların narsistik yaralanmalara karşı gösterdikleri bir tepkidir.

dışa vuran belirtileri nasıl olursa olsun, insanın varoluşunu, diğer insanlarla ilişkilerini irdeleyen antropolojik bir yaklaşımdır.
dünyaya gelmesine, fırlatıp atılmışlığına bir türlü anlam veremeyen dünya ve diğer insanlarla ilişkilerini sürekli sorgulayan ve bütün bunlardan acı çeken, korkan, varoluş konumundan sürekli güvensizlik duyan, bir türlü kendisi olamadığını duyumsayan ve düşünen insanın durumudur.
insanin,dünyada varoluşunun özel bir durumu, özgün bir psişik yaşantidir!

melankolik insan, yaralı ve yanlış bir yaşamın yadsınması olarak, sonsuzluk/geçicilik, ilerleme/tahrip, umut/umutsuzluk, dağılma/yoğunlaşma, yapıcı/yıkıcı, düş-uyku/uyanıklık, gerçek/fiksiyon gerilimleri arasındaki bu alegorik dünyada suskun bir bekleyiş içinde, kendi hüznü ve çelişkileri içinde yaşamayı kendisine yaşam tarzı ve haz kaynağı edinmiş gibidir."

Melankoli halk arasında yalnızlığı tercih ve hüzün hali olarak bilinse de aslında psikolojik bir durumdur.
Nedensiz yere depresyon hissi ve birşeyler yapmaya duyulan isteksizlik olarak ortaya çıkar.
Eskiden şizofren gibi daha ciddi ve fiziksel rahatsızlıklara dayandırılan melankoli, beraberinde belli bir kültür ve kült getirmiştir.
Günümüzde ise aşk ya da kimlik karmaşası gibi duygusal nedenlere bağlanmaktadır.
__________________
__________________________
Beşiktaş`ım Hayat Sensin !







"Elhamdülillah"
Seni yanımda var
Gönlümde yar edene...
. . .
LiLa isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 01.07.10, 22:05   #2
LiLa
Co-Admin
 
LiLa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2010
Bulunduğu yer: ALmanya / NevşehiR
Mesajlar: 6.827
Ettiği teşekkür: 60
Kaç kere teşekkür edildi: 312
Standart Peygamberimizin tam sıhhat reçetesi

İnsanın yiyecek kadar iştaha sahip olması, bu iştahını karşılayacak kadar da sofrasında helal yemeğinin bulunması, Allah'ın büyük bir lütuf ve ikramıdır.

Sofraya her oturuşta bu lütuf hatırlanmalı, bu ikram düşünülmeli, bu sebeple de sofrada yemek boyunca zikir-fikir-şükür duyguları içinde olunmalıdır.

Yemek boyunca nasıl zikir-fikir-şükür duyguları içinde olunur?

Yemeğe 'Bismillah..' diyerek başlamak zikir olur. Yemek boyunca nimetleri vereni düşünmek fikir olur. Yemek sonunda 'Elhamdülillah!' diyerek kalkmak da şükür olur.

Sofrada böyle zikir, fikir şükür duyguları içinde olan kimsenin yedikleri bedenine sıhhat, afiyet olacağı gibi, amel defterine de kanaat ve rıza hali olarak kaydolur.

İslam alimleri, böyle zikir, fikir, şükür duyguları içinde yenen yemeğin şişmanlığı önleyen sünnetini de haber verirler. Onlara göre sofranın son sünneti:

- İhtiyacı kadar yedikten sonra, iştahını tüketmeden yemekten çekilmektir!. İştahını yok edecek derecede yemekte ısrar eden adam, bedenini hantallaşmaktan kurtaramayan adam demektir.

İsrafı yasaklayan ayetinin ikazı da bu konuda uyarıcı mahiyettedir:

-Yiyiniz, içiniz, ama israf etmeyiniz!. Unutmayınız ki, (iştahını yok edecek derecede yiyerek) israf edeni, Allah sevmez!.

Anlaşılan odur ki, ihtiyaç kadar yemek serbesttir. Ama ihtiyaç fazlası iştahı tüketecek kadar yemek israftır. Öyle ise iştahı tüketmeden sofradan kalkma iradesini göstermeli, bedeni hantallaşmaya maruz bırakacak israflı yemekten kaçınmalıdır. Bundan dolayı İbn-i Sina bu ayete şu yorumu da ilave eder:

- Mideyi, iştahı yok edecek derecede doldurmayın, az yiyin; yemekten sonra dört-beş saat bekleyin, şifa hazımda, sıhhat de sabırdadır!.

Peygamberimiz'in (sas) mideyi doldurma konusunda verdiği meşhur ölçü, tam bir sıhhat reçetesidir. Buyuruyor ki:

-Midenin üçte birini yemeğe ayır, üçte birini de suya; kalan üçte birini ise rahat nefes almaya bırak!.

Demek ki iştah ile yemeğe oturmalı, iştahı yok etmeden çekilmeli, suya, nefes almaya da yer bırakmalıdır.

Sahabeden Semüre bin Cündeb'in oğlu yemekten sonra kusmuştu, çok yedikten sonra kusmayı hayra alamet saymayan Semüre şöyle dedi:

-Şayet bu kusmadan sonra ölseydin cenaze namazını kılmakta tereddüt ederdim. Çok yedikten sonra ölmek hayra alamet sayılmaz çünkü!.

Hazret-i Ömer efendimizin şu sözü de yemekte ölçü verici mahiyettedir. Diyor ki:

-Nefsin istediği her şeyi yemek, ihtiyaçtan değil, bazen israftan sayılır. Allah ise müsrifleri sevmez!.

Öyle ise nefsin her istediğini ihtiyaçtan sayıp da peşine düşmemeli, mahrumiyet duygusuna girmemelidir..

Maneviyat büyükleri çok yemenin sebep olacağı duygu kayıplarını sıralarken şöyle demişler:

-Çok yiyenin manevi hassasiyeti azalır, merhamet duygusu zayıflar, ibadetlerde zorlanmaya başlar..

Bostanü'l-Arifin'de sofranın ihmal edilmez adapları da şöyle sıralanır:

1- Sofraya oturacakların tamamı gelmeden yemeğe başlamamalı.

2- Kendi önünden yemeye dikkat etmeli.

3- Lokmayı küçük alıp ağzı kapalı şekilde çiğnemeli.

4- Başkasının ağzındaki lokmaya bakmamalı.

5- Sıcakken üfleyerek yememeli.

6- Herkesten önce çekilmeyip yiyenlerin doymasını beklemeli.

7- Bardaktaki suyun birazını içip artığını bekleterek bardağı meşgul etmemeli..

Sözün özü: Sofraya böyle zikirle oturan, fikirle devam eden, şükürle de kalkan kimsenin, midesini yormayacak şekilde sünnet üzere yediği yemekler, kalbine nur, bedenine de sıhhat ve afiyet olur. Hantallaşma, halsizleşme gibi çok yeme sonuçlarına da maruz kalmaz inşa Allah...
__________________
__________________________
Beşiktaş`ım Hayat Sensin !







"Elhamdülillah"
Seni yanımda var
Gönlümde yar edene...
. . .
LiLa isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Anahtar Kelimeler
bilgiler , onemli


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı



WEZ Format +2. Şuan Saat: 02:39.


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir forum sitesi olduğundan dolayı, kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Yöneticilerimiz mesajları itina ile kontrol etse de, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız iletisim@karadenizsohbet.org email adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
KaradenizSohbet.Org/Forum Sitemiz Karadeniz, Karadeniz Forum, Karadeniz Forumları, Karadenizliler, Karadeniz Forum Siteleri, Karadeniz Sohbet, Karadeniz Forum mp3, Karadeniz Müzikleri, Karadeniz Bölgesi, Karadeniz Fotografları, karadeniz folkloru, Karadeniz Form Gibi GooGLe Aramalarında Öncülük Etmektedir... Karadeniz Sohbet
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450